Hurafeler, Bidatler ve Batıl İnançlardan Örnekler

Bid'atler: Kur'ân-ı Kerim ve Sünnet'te bulunmayan ve Ashabca da bilinmeyen, özellikle din esaslarına ilişkin sonradan çıkma kimi ibadet ve davranış biçimleri ve inanca yönelik yorumlar. Mevlit okutmak...

Batıl İnançlar: Dinde kesinlikle yeri olmayan, fakat günlük hayatta dinin bir parçasıymış gibi gösterilen ve gerçekte dindışı olan, hatta dinin özüne ters düşen kimi inanç ve davranış biçimleri. Nazar boncuğu takmak gibi

Hurafeler: Sonradan uydurulan ve genellikle İslâm'ın gerçeğiyle bağdaşmaz batıl inançları veya çarpık davranış biçimlerini ifade eden hikâyeler.

 

Ağaçlara çaput bağlamak, dilekte bulunmak, çocuk istemek ve fayda göreceği inancı 

Akşam ve yatsı ezanları okunurken köpek ulursa o civarda biri ölür.

Arabanın önünden tavşan geçmesi uğursuzluktur.

Arife günü dikiş diken kadının ölmüş çocuğu varsa onun derilerini diker vs.

At nalının uğurlu sayılıp, kapılara asılması inancı 

Ateşle oynayan çocuk altını ıslatır.

Ay ve güneş tutulması büyük ve ünlü kişilerin ölümüne işarettir.

Ay ve güneş tutulursa o yıl kıtlık olur, savaş ve karışıklıklar çıkar.

Ayakta pantolon giymek yoksulluğa işarettir.

Ayın 13. günü uğursuzdur.

Ayna kırılması uğursuzluktur; aynanın kırıldığı ev yedi sene iflâh olmaz denir.

Bardağın kırılmasının hayra alamet olduğunun söylenmesi.

Başı ağrıyan bir kadın camiye gider; yazması ile camiyi süpürür ve yazmayı tekrar başına örterse ağrısı geçer.

Başlık parası, toprak bastı parası.

Baykuş, kara karga kimin evinde öterse o haneden cenaze çıkar.

Baykuşun ötmesi, bacaya konma ve uçmasından, tavşanın kaçmasından horozun vaktinden evvel ötmesinden, köpeğin ulumasından çeşitli manaların çıkartılması.

Bazı kabir ve türbelere kurban adamak

Bebek ayak tabanından öpülürse erken yürür.

Bir evden ölü çıkarsa o evdeki su kapları boşaltılır. Eğer boşaltılmazsa AZRAİL suları ellediği için biri gene ölebilir.

Bir genç askere giderken evden çıkmadan önce bir dilim ekmeğin yarısını yer, yarısını da geri bırakırsa, artık ekmek onu, çağıracağı için kazaya belaya uğramadan geri dönermiş.

Bir kimseye süt verilirken içine bir parça kömür ve yeşil yaprak atılmazsa, hayvanın sütü kesilir.

Bir şeyi kırk kere söylersen olur.

Biri gurbete giderken arkasından su dökülürse hem kazaya uğramaz, hem de gurbetten çabuk dönermiş.

Boyu ölçülen çocuk kısa kalırmış!

Büyükleri karşılamak için, seyahat için v.s, kurban kesip kanını akıtma

Cenaze çıkan evde 40 gün ışık yakılır. Ruh geldiğinde odasını aydınlık bulsun diye.

Cenaze geçerken tırnaklara bakılmaz.

Cenaze merasimlerinde müzikli aletler çalma ve çelenk gönderme adeti (Hıristiyanlık adetidir.)

Cenaze yıkanırken teneşirin altına dökülen su, bir şişeye konup habersiz sarhoşa içirilirse içkiyi bırakır.

Cenazeleri götürürken yüksek sesle zikirler, tekbirler, ağıtlar yapma inancı

Cincilik, falcılık, muska, nazar boncuğu takmak, kurşun dökmek.

Cuma akşamı ev süpürülürse meleklerin kanadı kırılır,

Cuma günü ev süpürmek günahtır,

Cumartesi günü çamaşır yıkamak uğursuzluk getirir.

Cumartesi günü yorgan kaplanırsa, sahibinin ölüsü o yorganın üstünden kalkarmış inancı

Çamaşır kazanı uzun süre ateşte bırakılmaz, bırakılırsa o evden cenaze çıkar denir.

Çamaşır kazanında uzun süre atlet bırakılırsa o evden cenaze çıkar.

Çarşamba günü süt içmek, ev satın almak iyi değildir.

Çarşamba günü yorgan kaplayan hastalanır.

Çeşitli beklentilerinden dolayı duvarlara ayakkabı ve  hayvan kafası asma inancı

Çocuğu yaşamayan bir kadın bir yatıra "Bunu sana sattım" der ve kurban kestirir. Çocuk dünyaya gelince eğer kız ise adını satı, oğlan olursa Satılmış koyar. Aksi halde çocuğu yaşamaz.

Çocuğun göbeği,cami duvarına veya avlusuna gömülürse dindar, medresenin bahçesine (okulun) veya avlusuna gömülürse âlim, ahıra gömülürse malcı olurmuş. Ayrıca suya atılırsa huyu temiz, evin içinde bir yere gömülürse gözü dışarıda olmazmış.

Çocuğun kırkı çıkmadan tırnağı kesilirse ya arsız ya da hırsız olurmuş.

Çocuğun üstünden atlanırsa boyu kısa kalır.

Çocuk çamaşırları gün batımına kadar dışarıda kalırsa çocuk büyülenir.

Çocuk doğan evden kırk gün dışarıya bir şeyin verilmemesi,

Doğum yapan kadın yedi gün çocuğunun yanından dışarı çıkmaz. Çıkarsa cinniler gelir çocuğu götürür. Başka bir çocukla değiştirir.

Doğuran kadının (lohusanın) bulunduğu yere süpürge, Kur'ân, soğan, sarımsak aşılırsa "alkansı" lohusa ve çocuğa zarar vermez.

Dört yapraklı yonca bulanın talihi açılır.

Elden ele makas alınmaz.

Eller birbirine bağlanmaz, bağlanırsa kısmetin kesilir denir.

Erkek çocuğun kesilen ilk saçı atılmaz, bereketi artsın diye babasının cebine konur.

Ezan okunurken köpek uluması, karga ve baykuş ötmesinin uğursuzluk sayılması.

Falan ağaca çaput bağlanırsa dert ve tasalar gider inancı 

Gece ayağı ile oynayanın anne veya babası ölür.

Gece ev süpürülürse fakirlik gelir,

Gece kapı arkasında oturan, iftiraya uğrar.

Gece sakız çiğnenmez, çiğneyenler için ölü eti yiyor denir.

Gece sandık açmak, kendi mezarını açmaktır. Yani ölümü çağırmaktır.

Gece tırnak kesilirse ömür kısalır.

Geceleri aynaya bakılmaz.

Geceleri dikiş dikmenin,tıraş olmanın, tırnak kesmenin, sakız çiğnemenin uğursuzluk ve günah sayılması.

Gelecek hakkında gaibi bildiklerini söyleyen kişilere inanma

Gelin eve ilk geldiğinde kaynanasının iki bacağı arasından içeri girerse saygılı olur.

Gök gürlerken buğday anbarlarına el ile vurulursa hasat çok olurmuş.

Gökkuşağının altında geçen cinsiyet değiştirir.

Güneş battıktan sonra ev süpürülmez, uğursuzluk gelir.

Haftanın belli günlerinde işe başlamanın, temizlik yapmanın ve sefere çıkmanın uğursuzluk sayılması.

Hangi şekilde olursa olsun, fal baktırmak ve falcıların söylediklerine inanmak

Hapse giren, ölmüş birinin yüzüğünü takarsa çabuk çıkar.

Hıdrellez , Nevruz (bahar) bayramı ve Yılbaşı kutlama inancı 

İki bayram arasında nikah yapmamak, ( Peygamberimiz, Hz. Ayşe ile iki bayram arasında evlenmiştir.) 

İki bebek kırkı çıkmadan aynı odada bulundurulmaz. Bulundurulursa birinin büyüyeceğine diğerinin kısa boylu kalacağına inanılır, buna “kırk basar” denir.

İki gelin aynı eve alınmaz.

İnsan üzerinde giysi söküğü dikilmez.

İnsanın önünden kara kedi geçmesi uğursuzluk sayılır.

Kabe’den başka, falan yeri ziyaret eden, yarı hacı olur sözü 

Kabristanda definden sonra şeker dağıtılma inancı 

Kahve içen oğlan çocuğunun bıyıkları çıkmaz, köse kalır.

Kapı eşiğinde iyi değildir diye oturmamak.

Karı-koca arasını bulmak için muhabbet muskaları yaptırma inancı.

Kayan yıldız ölüme işarettir.

Kaybolmuş malı bulmak için sahtekar hoca ve cindarlara gitme inancı.

Kırkı çıkmamış bebek sokağa çıkarılmaz, mezarlığın yanından geçirilmez; tersi yapılırsa “kırk basar” denir.

Kızın kısmeti açılsın diye, türbeleri dolaştırıp mum yaktırma inancı.

Kötü bir haber duyduğu veya söylediği vakit eliyle bir yere tıklama inancı 

Kuş pisliği başa düşerse para gelecek denir.

Küçük çocuk apış arasından bakarsa eve misafir gelir.

Leyleği havada gören o yılı durmadan gezerek geçirir, yerde gören evinde oturur.

Makas ağzı açık kalırsa kefen biçmeye yarar.

Merdiven altında geçilmesi uğursuzluktur.

Mezar taşlarına resim yaptırma inancı 

Mezarlara elini yüzünü sürmek, türbelerin eşik ve pencerelerini öpmek.

Misafir gidince veya yolculuğa çıkan olduğunda arkasından su dökme inancı

Misafirin ardından ev süpürmek iyi değildir,

Nar taneleri yere düşürülmeden yenilirse cennete girilirmiş.

Nazara uğrayan kişi, kuşkulandığı insanın saçından, ayakkabısından veya elbisesinden habersiz bir parça kesip yakarak dumanı ile tütsülenirse nazarı geçer.

Nazardan korunmak veya kurtulmak için çeşitli nazar boncukları, diş, kemik, tırnak gibi nesneleri takmak

Nevruz (bahar) bayramı ve Yılbaşı kutlama inancı

Nikah kıyarken evlenen çiftlerin birbirlerinin ayaklarına basması.

Otururken ayak sallanırsa alacaklı kapıya gelirmiş.

Ölü evinin, gelenlere yemek yedirme inancı

Ölü helvası dağıtmak, yemek vermek.

Ölü yıkandıktan sonra kazan ters çevrilmezse bir başkası daha ölür.

Ölülere kurban kesme ve yardım bekleme inancı 

Ölünün kırkıncı ve elli ikinci gecesinde helva dağıtılması inancı

Ölünün yıkandığı yerde yedi gece mum yakılır.

Önünde "beş taş oyunu" oynanan eve fakirlik gelirmiş.

Pazar günü çalışmak uğursuzluktur.

Sabah işe giden erkeğin önünden kadın geçerse işi rast gitmez.

Salı günü başlanan işler yarıda kalır.

Salı günü yola, çıkılmaz, çamaşır yıkanmaz inancı 

Soğan kabuğuna basılırsa fakirlik gelirmiş.

Şimşek çakarken kırmızı giysi giyilmez.

Tavşan, tilki ve kara kedi yolu keserse, uğursuzluk gelir.

Tenasüh diğer bir deyimle reenkarnasyon (öldükten sonra ruhun başka bedenlere girmesi) inancı.

Terlik veya ayakkabı ters çevrilirse o evden ölü çıkar.

Türbe ve tekkelere mendil bağlamak, çaput bağlamak, para atmak, horoz adamak, tuz ve şekerler dağıtmak ve bunlarla birlikte ölülerden bir şeyler beklemek.

Yemin eden kişi, yemin ederken sağ ayağını kaldırırsa yemini kabul olmaz.

Yeni doğan bebeğin ağzına üflenirse cana yakın olur.

Yeni doğan bebeğin eline kalem tutturulur.

Yeni doğan çocuğun ilk dışkısı yattığı odanın eşiğine veya beşiğinin altına konursa cadı zarar vermez, nazar da değmez.

Yeni doğan çocukların bahtının güzel olması için çocuğu tekkeleri ve türbeleri gezdirip, tuz, şeker, helva yedirme adeti. 

 

Kemalettin ERDİL ANKARA 1988 ( Kısaltılarak alınmıştır.) Bazı ilaveler yapılmıştır.

http://www.dersimizdin.org’a teşekkürler…

Yorum Yaz