Din Ahlak Eğitim Siteleri Dini100.Net İslami Siteler Birliği Bedava100.Net -Kültür ve Sanat Siteleri
İslami Siteler
islami sohbet


Din ve Kültür


Kıyıdan Topladıklarım


Körfez İgsaş İÖO Fotoğrafçılık Kulübü






Sağ sütundaki Veli Bilgilendirme Sistemi yazısı tıklanarak notlar öğrenilebilir.
Hafta hafta işlenen konularımızı takip ederek her zaman dersimize hazırlıklı olmak isteyen
öğrencilerimiz de Bu Haftaki Dersimiz yazısına tıklamalıdırlar.

Hanif Kime Denir?

HANİF, HANİFLER

Hz. İbrahim'in tebliğ ettiği tevhid akidesini koruyan ve Hz. Peygamber (s.a.s.)'in peygamber olarak gönderilmesinden önce Allah'ın birliğine iman edenler. .

Sözlükte; hanif masdarından bir sıfattır. Hanef, dalaletten doğruluğa, çarpıklıktan düzgünlüğe meyletmek demektir. Nitekim doğruluktan eğriliğe, haktan haksızlığa meyletmeye de "cim" ile cenef denir. Şu halde hanifin asıl mefhumu, eğriliği bırakıp, doğrusuna giden demektir. Bu mefhum ile örfte İbrahim (as)'ın milletine isim olmuştur ki; başka dinlerden, batıl ilanlardan kaçımp yalnız bir olan Allah'a eğilen " Müvahhid" demektir (Okyanus, Mütercim Asım Efendi, Hanef ve Hanîf maddeleri; Hak Dini, Kur'ân Dili, Elmalılı Hamdi Yazır, VI, 3821).

Hanif'in çoğulu Hünefâdır.

Bazı Müfessirler, haniflerin, hacılar, sünnetli olanlar, ananın, mahremlerin nikahını haram tanıyanlar, namazda kıbleye yönelenler, İbrahim'in dinine uyanlar, anlamlarına geldiğini yazmışlardır. Bunlardan başka Ebu Kilâbe'ye göre: " Peygamberleri arasında hiç birini ayırt etmeyiz" (el-Bakara, 2/285) âyetinin işaretiyle peygamberlerin hepsine iman edenler anlamına gelir. Dinin hepsini cami' olanlar diye de tarif edilmiştir ki, bu son iki tarif, birbirine yakındır. Ancak bu tariflerin çoğu mefhumu ile değil, bazı özel durumlarda tarif edildiği için tam tarif değildir. Bazı açıklamalar için nakledilir.

Din istilahında ise: Daha önce geçtiği gibi bütün bâtıl akidelerden İslâm'a meyletmektir. Bütün peygamberlere iman ve her dini içine almak da bununla olur. Bütün kitaplar ve Peygamberler dini yanlış akidelerden kurtararak "Allah katında gerçek din İslâm'dır" (Alû İmrân, 3/19) âyetinde olduğu gibi hak tevhid ve ihlas ile yalnız Allah'a ibadet etmek ve insanlığı kurtuluşa erdirmek için gönderilmişlerdir. Onun için ehl-ı Kitab da bununla emrolunmuşlardı.

Kurân-ı Kerim'de Hanif kelimesi on yerde, hanifler ise iki yerde zikredilmiştir:

1- (Yahudi ve Hristiyanlar Müslümanlara) "Yahudî veya Hıristiyan olunki doğru yolu bulasınız" dediler De ki, (Habibim) Hayır (biz) Muvahhid (Allah'ı bir tanıyarak ve müslim) olarak İbrahim'in dinindeyiz. O, Allah'a müşriklerden (eş tutanlardan) değildi" (el-Bakara, 2/135).

Kur'ân-ı Kerîm'de hanif kelimesinin müslim kelimesiyle beraber zikredildiği her yerde, hanif kelimesi hacı anlamına gelmektedir. Ancak, yalnız başına zikredildiği yerde ise Müslüman manâsına gelmektedir" (H. Basri Çantay, Kur'ân-r Hakim ve Meâl-i Kerîm,, I, 40).

2- "İbrahim ne bir yahudî, ne bir hristiyandır. Fakat o Allah'ı tanıyan (Hanif) dost doğru bir müslümandı. Müşriklerden de değildi" (Alu İmran, 3/67).

Görüldüğü gibi bu ayette hanif kelimesi müslüman manasına gelmektedir.

3- " De ki; Allah (sözün) doğru(sunu) söylemiştir. Onun için Allah'ı birleyici (hanif) olarak İbrahim'in dinine uyun. O, müşriklerden değildi" (Alu İmran, 3/95).

4- " Îyilik yaparak kendisini Allah'â teslim edip Hakka yönelen Muvahhid İbrahim'in dinine uyandan din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah İbrahimi dost edinmiştir" (en-Nisa, 4/125).

5- "Şüphekiz ki ben, bir müvahhid (Allah'ı bir tanıyıcı) olarak yüzümü o gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'a yönelttim. Ben müşriklerden değildim" (el-En'âm, 6/79).

6- "(şöyle) de: Şüphesiz Habibim beni dost doğru bir yola, dimdik ayakta duran bir dine İbrahim'in hakka yönelmiş (hanif) milletine iletmiştir. O, Allah'a eş koşanlardan değildi" (el-En'âm, 6/161).

7- "Ve yüzünü Hanif (tevhîd) dinine döndür sakın müşriklerden olma" (Yunus, 10/105).

8- "Hakikaten İbrahim (başlıbaşına) bir ümmetti; Allah'a itaatkârdı, (batıl dinlerden uzak ve) Hanif (müvahid) bir müslümandı. O (hiç bir zaman) müşriklerden olmadı (en-Nahl, 16/ 120).

9- "Sonra (Habibim) sana: Hanif bir müslüman olarak İbrahim'in dinine uy. O hiç bir zaman müşriklerden olmadı" (en-Nahl, 16/123).

10- "O halde (İbrahim) sen yüzün bir Hanif (müvahhid) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir ki, O, insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışına (hiç bir şey) bedel olamaz. Bu dimdik ayakta duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bilemezler" (er-Rum, 30/30).

11-"Allah'ın hanifleri (müvahhidleri), ona eş tutmayanlar olarak (kaçının çekinin) kim Allah'a eş koşarsa o yüksekten düşüp de (parçalanmış ve) kendini kuş kapmış, yahut rüzgar onu uzak bir yere atmış (nesne) gibidir" (el-Hacc, 22/31).

12-"Halbuki onlar Allah'a Onun dininde ihlas erbabı ve hanifler (müvahhidler) olarak, ibadet etmelerinden, namazı dosdoğru kılmalarından, zekâtı vermelerinden başkasıyla emr olunmamışlardı. En doğru din de bu idi" (el-Beyyine, 98/5).

Hadislerde de hanif, hanifler ile fıtrat kelimesi arasında bir irtibat olduğunu görmekteyiz. Ebu Hüreyre'nin rivayet ettiği bir hadiste Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyuruyor: "Her doğan çocuk muhakkak İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra anası ile babası ona Yahudî yahut hristiyan veya mecûsî yaparlar. Nasıl ki, her hayvanın yavrusu tam a'zalı olarak doğar. Hiç o yavrunun burnunda, kulağında eksik, kesik bir şey görülür mü?" Sonra Ebu Hüreyre (r.a.); "Habibim, Allah'ın insanları Hakkı idrak ve kabule müsait yarattığı fıtrat-ı asliyeyi -ki, fıtratı İslâmiyyedir- rehber edinmekle Allah'ın yarattığı bu İslâm ve tevhid seciyesinin şirk ile değiştirmek uygun değildir: Bu İslâm ve Tevhid dini, en doğru bir dindir" (er-Rum, 30/30) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okumuştur (Buhârî, Cenâiz, 80).

Bu hadis-i Şerifin öğrettiği en büyük bir gerçek de insanlarda din duygusunun ve hakikat aşkının fıtrî oluşu ve akıllara hayret veren şu hayatın ve iç, dış bir takım özelliklerle mücehhez bulunan şu muazzam insanlık binasının, o din duygusu üzerine kuruluşudur. Bu gerçeği, gerek konumuz olan hadis-i şerifteki Peygamberimizin sözlerinden gerekse zikredilen (fıtratullah) âyet-i kerîmesinden öğrenmiş bulunuyoruz.

Müfessirler, âyet-i kerimedeki "fıtrat"ı, Hak dini kabule kabiliyetli anlamına hamlederler ki, âyetin gereği budur. Asıl yaradılış demektir. İbn. Atiyye diyor ki; fıtrat lafzının en iyi tefsiri, insanın Allah'ın yarattıklarını farketmeye, dünyevî işleri de birbirinden ayırabilen uygun bir kabiliyettir. Bu kabiliyet açıldıkça, kul yaratıcısını bilir ve bulur, şerîattaki güzelliği idrak eder.

Fıtrî Din, İslâm Dinidir, Tevhîd Dinidir ve bir Allah'a İmân Dinidir. Hz. Âdem'den Hz. Muhammed'e gelinceye kadar bütün peygamberler İslâm Dini esaslarını ve Tevhîd akidesini tebliğe memur edilmişlerdir. Bu din müsait olduğu mükemmel gayeyi ancak son Peygamberde bulmuştur. Dinleri, ihtiva ettikleri kaide ve hükmü ile, tebliğ ettikleri faziletli medeniyet ile hulasa insanlığın her türlü ızdırabına ilaç olabilmeleri yönüyle tetkik eden her insaflı âlim ve mütefekkir, Hak Dinin İslâm Dini olduğuna hükmetmekte tereddüt etmez. Diğer dinler, tetkik yeri olabilecek bir tarihi açıklamayı haiz olmadıkları halde İslâm Dini, tarihi en yakın bir hayata sahip olması cihetiyle bütün hükümleri, güneş gibi açık olarak zamanımıza aktarmıştır. Onun tarihi seyri, bir ilmî tekâmülü takip ettiği için asıl saffetiyle devam edip gidecektir.

Bir hadis-i Kudsîde Cenâb-ı Allah şöyle buyuruyor: "Ben kullarımı hanifler olarak istikamet ve selâmet üzere yarattım" (Aynî, Umdetü'l-Kârî, VIII, 179).

Görüldüğü gibi Allah (c.c.) kullarım birer hanif olarak yaratmıştır. Hanif, Allah'ın birliğine iman eden kişiye denir, buna muvahhid de denir. Her doğan çocuğun İslâm fıtratı üzerine doğması demek, elest bezminde Cenâb-ı Hakka verdikleri söz üzere doğmaları demektir ki, Allah Onlara "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" (el-A'râf, 7/172) buyurdu. Onlar da; "Evet, sen bizim Rabbimizsin " dediler. İşte bu söz, Allah'ın "İnsanları hanif olarak yarattım" buyurmasının aslını oluşturmaktadır (Hâzın Tefsiri, V, 45).

Ahmet YAŞAR, http://www.sevde.de/islam_Ans/H/hanif.htm

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

« Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: hakan | Tarih: 2009-08-30 04:14:31
    Konu: teşekkür
    çok ğüzel bir açıklama olmuş ALLAH cc hepinizden razı olsun.
    fakat insanların çoğu mezhep yüzün den bir anlaş mazlık yaşı yorlar
    bu konu yu daha üst seviyeler de yani tv ğazete radio ğibi kuruluşlarda sık sık ele alınır ve doğru işlenirse işte ozaman bizler bölünmezliğimizi hem daha iyi korumuş olur ve kendimizi daha iyi bir şekilde idrihak etmiş oluruz

    SAYĞILARIMLA hakan

    Bağlantı »

  2. Yazan: karatasali.blogcu.com | Tarih: 2009-04-06 21:37:10
    Konu: siteniz
    hocam sitenizdeki çalışmalrınızda kolaylıklar dilerim.
    eğer dikkate alırsanız bir iki tavsiyem olacak
    öncelikle siteniz bazı nedenlerden dolayı yavaş açılıyor.
    içeriğinden ziyade çok gerekli olmayan reklam saat falan şeyle eklemişsiniz bunları çıkarırsanız açılma hızı da artar.
    saygılar başarılar

    CEVAP: Hocam teşekkürler, değerlendireceğim.

    Düzenleyen dkabogretmeni gün: 6/4/2009 saat: 22:52

    Bağlantı »

Yorum yaz!


Bir Hurafe: İbretlik Resimler ve Hz. İsa Görünümlü Ağaç


Duam: Çocuklar Ölmesin!
Tıklayın, duama siz de katılın