07 Ocak 2008 Aşure Günü
Âşûre Günü, hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günüdür. İslam dininde önemli bir yeri ve kıymeti olan bir gündür.
Aşure, İbranice "aşûr" sözcüğünden gelir. Türkçe'ye ise Arapça'dan geçmiştir. Sözcüğün Sâmî diller arasında ortak bir sözcük olduğu düşünülmektedir. Ayrıca, sözcük (ve gün) Musevilik inancında büyük keffaret günü için kullanılmıştır (Tevrat, Levililer, 16, 29 vd). İslam inancında önemli bir yer tutan ve Aşure gününde olduğu söylenen çeşitli olaylar vardır: Âdem peygamberin işlediği zelleden(hata veya sürçme) sonra ettiği tövbenin kabulü, Nuh peygamberin gemisinin tufandan kurtulması, Yunus peygamberin bir balığın karnından çıkması, İbrahim peygamberin ateşte yanmaması, İdris peygamberin diri olarak göğe yükseltilmesi (çıkarılması), Yakub peygamberin oğlu Yusuf peygambere kavuşması, Eyyüb peygamberin hastalıklarının geçip iyileşmesi, Musa peygamberin Kızıldeniz'den geçip İsrailoğulları'nı Firavun'dan kurtarması, İsa peygamberin doğumu ve ölümden kurtarılıp göğe yükseltilmesi (çıkarılması). Bu olayların hepsi İslam dini içinde önemli bir yere sahip olan mucizelerdir. Yine de bu olayların Aşure Günü gerçekleştiğine dair İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'an'da bir ifade bulunmaz. Ayrıca bu olayların birçoğuna Musevilik ve Hristiyanlık'ta da inanılır.
Aşure Orucu
Aşure günü oruç tutmak sünnettir ve bu oruca "aşûre orucu" denir. Aşure orucu İslam öncesi dönemde de Araplar tarafından bilinirdi. Ayrıca, museviler de Aşure Günü oruç tutarlar. İslam bilginlerinin geneline göre İslam dininin ilk zamanlarında, Ramazan orucu mevcut değilken, aşure orucu tutmak vacipti. Fakat Ramazan orucu farz olduktan sonra aşure orucunun müstehab bir ibadet olduğu düşünülmektedir. Bugün İslam bilginleri aşure orucunun sünnet olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Ayrıca, Musevi gelenekten ayrışmak için sadece -Muharrem ayının onuncu günü olan- Aşure Günü'nde değil de, Muharrem ayının 9, 10 ve 11'nci günlerinde oruç tutulmasının daha iyi olacağı düşünülür.
Aşure Tatlısı
Aşure ismi verilen tatlının ortaya çıkışına dair bir inanış mevcuttur. Bu inanışa göre, İslam dininde inanılan peygamberlerden olan Nuh'un tufandan sonra Aşure Günü'nü kutlamak için geminin ambarında kalan erzakı karıştırıp bir tür tatlı yiyecek hazırlamıştır. İçinde birçok farklı malzemenin kullanıldığı ve bir gelenek olan bugün hâlâ Aşure Günü müslümanlarca yapılan aşure tatlısının böyle ortaya çıktığı öne sürülmektedir. Aşure Günü aşure pişirmek sadece bir gelenektir, dini bir önemi yoktur, bir ibadet değildir.
Şii İnancında Aşure Günü
Şii inancında Aşure Günü'ne, İslam dininin genelinin atfettiği önemin dışında bir önem verilir. Zira Muharrem ayının onuncu günü, yani Aşure Günü, Muhammed peygamberin torunu olan Hüseyin Kerbelâ'da şehit edildiği için bu günü matem günü sayarlar. Şiiler Muharrem ayının birinci ve onuncu günleri arasında gülmez, yeni bir işe başlamazlar. Muharrem ayının onuncu günü olan Aşure Günü ise dövünme ve yas günüdür. Yas bittikten sonra ise aşure törenleri başlar.
Kaynak: Vikipedi, Aşure Günü maddesi.

Malzemeler
- 2 Türk kahvesi fincanı buğday
- 1 Türk kahvesi fincanı nohut
- 1 Türk kahvesi fincanı kuru fasulye
- 1 Türk kahvesi fincanı pirinç
- 1 yemek kaşığı kırmızı mercimek
- 1 yemek kaşığı bulgur
- 2,5 su bardağı şeker
- 3 yemek kaşığı mısır konservesi
- 4-5 adet kuru kayısı
- 4-5 adet kuru incir
- 2 yemek kaşığı kuru üzüm
- 1 yemek kaşığı hindistan cevizi
- 1 adet kabuk tarçın
- 4-5 adet karanfil
- 1 tatlı kaşığı portakal kabuğu rendesi
- 1/2 çay kaşığı tuz
Üzeri için
- 1 tatlı kaşığı sıvıyağ
- Fındık
- Yer fıstığı
- Ceviz
- Badem
- Dolmalık fıstık
- Kuş üzümü
- Nar
- Çekilmiş tarçın
Hazırlanışı:
Bir gece önce
1. Buğday iyice yıkanıp bir taşım kaynatılır. Daha sonra da kaynatma suyunda gece boyunca bekletilir. Su az gelirse eklenir.
2. Nohut yıkanıp tuzlu suda ıslatılır.
3. Kuru fasulye ıslatılır.
4. Kayısılar yıkanıp ıslatılır.
5. İncir yıkanıp ıslatılır.
6. Üzüm yıkanıp, sapları temizlenip ıslatılır.
Pişirme günü
7. Nohut haşlanıp bir kaba alınır.
8. Kuru fasulye haşlanıp başka bir kaba alınır.
9. Aşureyi pişireceğiniz kabın içinde buğday iyice yumuşayıncaya kadar haşlanır.
10. Buğday yumuşayınca nohut eklenir. Bir taşım kaynatılır.
11. Kuru fasulye ilave edilip, kaynatmaya devam edilir.
Not: Bu üç bakliyat iyice haşlanmalıdır yoksa şeker konulunca sertleşir.
12. Bu arada pirinç ve kırmızı mercimek bir arada yıkanıp, haşlanır.
13. Haşlananlar büyük tencereye eklenir.
14. Bulgur haşlanıp aşure tenceresine eklenir.
15. Şeker eklenir.
Not: Şeker oranı isteğe göre değişir. Mutlaka tadına bakmak gerek. En önemli nokta şekerli seviyorsanız çok ama çok tatlı olması gerekir. Çünkü soğurken şekeri çekiyor ve tadı azalıyor. Size kararında gelen şeker soğuduğunda uçup gitmiş oluyor.
16. Kayısıları doğranıp, bir taşım haşlanır. Suyu süzülüp aşureye katılır.
17. İncirler doğranıp, haşlanıp, suyu süzülüp tencereye eklenir.
18. Aşure tenceresine üzüm, hindistan cevizi, kabuk tarçın, karanfil, portakal kabuğu eklenip bir taşım daha kaynatılır.
19. Ocak kapatılıp, çubuk tarçın içinden çıkartılır.
20. Aşure kaplara dağıtılır.
Not: Süsleme işlemi aşure soğuduktan sonra yapılmalıdır. Yoksa süsleme malzemesi çöker.
21. Yer fıstığı, fındık, badem ve dolmalık fıstık teflon tavada sıvıyağ ile kavrulur.
22. Aşurelerin üzerine önce tarçın serpilir.
23. Sonra temizlenen nar taneleri, kavrulmuş çerezler ve kuş üzümü konulur.
Notlar
- Bu ölçülerle 10-12 kase çıkıyor.
- Düdüklü tencereyle yapınca 3 saat kadar sürüyor.
- 1-2 günde de yapabilirsiniz. Yani nohudu, kuru fasulyeyi önceden haşlayıp dolapta bekletebilirsiniz.
- İçine gülsuyu koyanları da var. Ben sevmiyorum.
Aşure Protein KaynağıAşurenin yapımında kullanılan kuru baklagil ve tahıldaki toplam protein kalitesinin kırmızı ette bulunan proteine eş değer olduğu, bu nedenle de hayvansal gıdalar tüketemeyen kişiler için aşurenin iyi bir protein kaynağı olduğu bildirildi.
Hz. Nuh'un gemisindeki ambarlarda kalan son erzakların karıştırılarak pişirilmesi sonucu ortaya çıktığına inanılan ve geçmişi 2 bin yıl öncesine dayanan aşure, sahip olduğu besin değeri ile sıkça tüketilmesi gereken bir tatlı olarak görülüyor.
Ondokuzmayıs Üniversitesi (OMÜ) öğretim üyesi, Beslenme Uzmanı Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, yapımında kullanılan malzemelerin çeşitliliğinden dolayı besin değeri açısından son derece zengin bir tatlı olan aşurenin özellikle protein kalitesi açısından ete eş değer olduğunu ifade etti.
Hayvansal gıdalar tüketemeyen kişiler için aşurenin iyi bir protein kaynağı olduğunu vurgulayan Elmacıoğlu, şöyle devam etti: "Hayvansal besinlerdeki protein en kaliteli protein. Bu kadar değerli olmasının nedeni, vücut için gerekli olan aminoasitleri bünyesinde barındırması. Kuru baklagiller ve tahıllarda ise bu aminoasitlerden bir veya 2 tanesi eksik.
Onun için kuru baklagillerin protein kalitesi düşük. Ancak kuru baklagillerde eksik olan aminoasit tahıllarda var. Tahılda eksik olan kuru baklagil de var." Dar gelirli insanların protein ihtiyacını daha çok bitkisel kaynaklarla sağlamak zorunda kaldıklarını belirten Elmacıoğlu, bunun için aşurenin iyi bir protein kaynağı olduğunu vurguladı.
Hayvansal protein kaynaklarının doymuş yağ asitlerinden zengin olduğunun unutulmamasını isteyen Elmacıoğlu, batı dünyasında doymuş yağ oranı düşük gıdalara yöneliş olduğunu belirtti.
AŞURE TOK TUTUYOR
Elmacıoğlu, aşurenin karbonhidrat açısından da kan-şeker düzeyini yavaş yavaş etkileyen, kan şekerini olumsuz etkilemeyen mükemmel bir tatlı olduğunu ifade etti. "Örneğin bir porsiyon kremalı pasta yendiği zaman kan şekeri çok çabuk yükselir, kan yağlarını olumsuz etkiler. Oysa bir porsiyon aşure hem aynı enerjiyi verir, hem de kan şekeri ve kan yağları açısından hiç bir olumsuz yönü yoktur" diyen Elmacıoğlu, aynı kalorideki aşurenin aynı zamanda kişiyi 2-3 saat tok tuttuğunu belirtti.
Elmacıoğlu, içindeki kuru meyveler nedeniyle aşurenin antioksidanlar açısından, fındık nedeniyle E vitamini açısından zengin olduğunu söyledi.
Tatlıların içeriğindeki karbonhidratların diş çürümelerini hızlandırdığına dikkati çeken Elmacıoğlu, aşurenin diğer tatlılarla kıyaslandığında diş sağlığı açısından en makul tatlı olduğunu vurguladı.
Yeni Şafak, 31.01.2007
Tarif: http://www.devletsah.com






















Mescide bir esir grubu getirildi. O sırada Allah Resûlü (sas), bir kadının yana yakıla bir şeyler aradığını gördü. Kadın yakaladığı her çocuğu sinesine basıyor, kokluyor sonra bırakıyordu. 
