Din Ahlak Eğitim Siteleri Dini100.Net İslami Siteler Birliği Bedava100.Net -Kültür ve Sanat Siteleri
İslami Siteler
islami sohbet


Din ve Kültür


Kıyıdan Topladıklarım


Körfez İgsaş İÖO Fotoğrafçılık Kulübü






Sağ sütundaki Veli Bilgilendirme Sistemi yazısı tıklanarak notlar öğrenilebilir.
Hafta hafta işlenen konularımızı takip ederek her zaman dersimize hazırlıklı olmak isteyen
öğrencilerimiz de Bu Haftaki Dersimiz yazısına tıklamalıdırlar.

2009-2010 DKAB Dersi Yıllık Planları

      İlköğretim Okulu 4-5-6-7-8. Sınıflar Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersimizin 2009-2010 Yıllık Planlarımı buradan sizlerle paylaşıyorum.

Planları indirip beğenen ve de kullanacak olan öğretmen arkadaşların en azından bir teşekkür mukabilince sitemizdeki reklamları tıklamalarını istemekteyim. Planlarım olabildiğince hatasız, bir sayfada bütün üniteyi görebilecek şekilde hazırlanmıştır.

 

Öğrenci ve velilerimiz de bu planlarımızdan yararlanabilirler. Bu sene okuyacağımız dersimizin konularının ne zaman işleneceği ve yazılı sınav tarihleri hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Bunun yanında öğrencilerimizin sitemizin sağ sütunun üstlerinde bulunan “bu haftaki dersimiz” yazısına tıklayarak yıllık planımıza göre hafta hafta işlenecek konuların anlatımını okuyarak derslerimize hazırlıklı katılmış ve daha sonra da neler işlenmiş diye bakıp hatırlama amaçlı bu alanı kullanabilirsiniz.

 

Yıllık planlar, tek excel dosyası olup tüm sınıfların bir dosyada izlenebilmesinde kolaylık sağlayacak şekildedir. Bu yıllık planların hazırlanmasında birkaç plan incelenmiş olsa da www.dinibil.com sitesine ait planlar temel alınmıştır. Ayrıca yıllık planımı farklı bir yer olarak sadece bu sitede paylaşmaktayım. Lütfen planımı kullanan arkadaşlar, sadece kullansınlar, herhangi başka bir sitede yayımlamamalarını, paylaşmamalarını bir hak olarak istemekteyim.

 

 Yapacakları katkı ve destekleri ile tüm ziyaretçi ve öğretmen arkadaşlara çok teşekkür ediyor, 2009-2010 eğitim-öğretim yılının hayırla verimli bir şekilde geçmesini temenni ediyorum.

 

Dosya şifresi: dkabogretmeni

 

Yandaki reklamları tıklayalım.

Yorum (6) Yorum yaz!

Son Ders

YARIN ÖLECEĞİNİZİ BİLSEYDİNİZ,
BUGÜN VERMEK ZORUNDA OLDUĞUNUZ
SON DERSTE NE ANLATIRDINIZ?

Bugün çok güzel bir kişisel gelişim filmi izledim. Film sadece on dakika, ama bir ömür boyunca çoğu insanın parayla satın alamayacağı çok değerli bir ders veriyor. Filmi İstanbul’daki eğitimlerimden bir tanesine katılan Sn. Semra Akbulut göndermiş. Kendisine buradan teşekkür ediyorum. Bu arada filmin Türkçe’leştirilmesini kimin yaptığını tespit edemediğim için, buradan kendisinin ismini yazmadan sadece teşekkür etmekle yetinmek zorunda kaldığım için üzgünüm.

İnsan bu filmi izleyince hayallerimizin ve onları gerçekleştirme çabamızın ne kadar önemli olduğunu anlıyor.

Film A.B.D.de Carnegie Mellon Üniversitesi’nde her sene akademik bir gelenek olarak yapılan bir konuşmayla ilgili. Filmin konusu da şu;

ÖLECEĞİNİZİ BİLDİĞİNİZİ VE SON BİR
DERSİNİZİN KALDIĞINI VARSAYALIM.
ÖĞRENCİLERİNİZE NE SÖYLERDİNİZ?

İşin ilginç tarafı ölümcül kanser hastası olan Prof. Randy Pausch için bu durum bir varsayım değil, bir gerçek. Sizce son dersinde neler söylemiş olabilir?

Ölümle pençeleşen Randy Pausch’un söyledikleri herkesin beklediği gibi ölümle ve bir sonla ilgili değil. Söyledikleri hayat, başarı ve hayallerin gerçekleştirilmesiyle ilgili.

Eminim on dakikalık bu filmden herkesin alacağı bir pay var. Ben kendime düşeni aldığımı söyleyebilirim;

“Bu dünyada sahip olduğumuz herşey bir emanet. Onların sadece geçici bir süre emanetçisi olabilirsiniz. Hepsi de bundan 50 – 100 veya 200 yıl sonra başkalarının olacak “şey”ler. Önemli olan sizden sonra yaşayacak olanlara ilham veren bir yaşam veya öykü bırakmak.”

Bu filmi mutlaka izlemelisiniz ! ! !

İyi seyirler...



Birkaç aylık ömrü kaldığını öğrendikten sonra verdiği son dersle internet üzerinden dünya çapında üne kavuşan Amerikalı Profesör Randy Pausch 25 Temmuz 2008 cuma günü kanserden hayatını kaybetti. Evlenmek için 39 yaşına kadar neden beklediği sorulduğunda, “Mutluluğu benim mutluluğumdan daha önemli olacak kişiyi bulmak için bekledim” diyen Randy; Jai ile evlendikten sonra üç çocuk babası oldu. “Son Ders”in sonunda “Bu konuşma size değildi. Çocuklarım içindi” demesi de bir başka insani dürüstlük örneğiydi.


Profesör Randy Pausch, Ruhun Şad Olsun...


Tüm hayallerinizin gerçekleşmesi ve hayatınızın son gününde söyleyecek güzel şeylerinizin olması dileğiyle...


http://www.kisiselgelisim.com.tr

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kendini Tanımak

Kendini Tanımak

İnsan kendini nasıl tanır? Bir insan kendini nasıl tanır? Bu soruyu kıdemli asistanım Nurtaç Yelden sorduğunda önce tüm bildiklerimi unuttum. Birkaç haftadır bu sorunun bana düşündürdüklerini paylaşıyorum. Öncelikle bu sorunun bana göre temel cevabını vereyim.

 

Bir turnusol kâğıdını nasıl asite soktuğumuzda kırmızı, baza soktuğumuzda mavi olursa, insan da kendisinin farklı ortamlara girdiğinde verdiği farklı tepkilerle kendini tanır. Basit bir şekilde dağa tırmandığımızda bundan hoşlanıyorsak ya da matematikle uğraştığımızda bundan hoşlandığımızı anlıyorsak, neden hoşlandığımızı anlamanın yolu, yeni bir şeyler denemektir. Buradaki püf noktalarından bir tanesi, birinci denemede bunu anlayamayız. Bu işi sürdürmemiz gerekir. Örneğin, hiç araba sürmemiş birisi, ilk araba sürme denemesinde olasılıkla bu işten zevk alamaz; çünkü bu motor beceriye sahip olmadığından zorlanır ve keyfini kaçırır. Ne zaman araba sürme işine hakim olur; o zaman araba sürmenin kendisine zevk verip vermediğini söyleyebilir. Öyleyse insanın neyi sevip sevmediğini anlaması için denemeler yapması ve bu denemeleri önyargı evresini geçinceye kadar sürdürmesi gerekir.

 

İnsanın kendini tanımasıyla ilgili süreçte en önemli maddelerden bir tanesi, başkasının gözüyle kendisini görebilmesidir. Örneğin, birisi kendi gözüyle yaptığı işlerde kendisini son derece yetersiz hissediyor olabilir. Bu konuda dışa vurmamaya çalıştığı bir aşağılık kompleksi geliştirmiş olabilir. Fakat dışarıdan tam tersine son derece becerikli ve yeterli görünüyor olabilir. O zaman çevredeki insanların bizi nasıl gördüklerini de düşünmeliyiz. Bizi nasıl gördüklerini öğrenmenin iki yolu var. Birincisi sorarsak söylerler; bazen sormasak da söylerler; ikincisi ise hiç sormadan onların değerleriyle bizi nasıl gördüklerini düşünmemizdir. Bu çalışma hakkında dikkatli olmak gerekir.

 

Çünkü bizi dışarıdan gören bir nesnel (objektif) olmayabilir; önyargıları olabilir. Dolayısıyla dışarıdan bizi gören birinin değerlendirmelerini olduğu gibi doğru kabul etmek uygun olmayabilir. Bir taraftan da dışarıdan bizi gören birinin bazen acıtıcı yorumları canımızı sıkar ve onları duymak ve kabul etmek istemeyiz. Burada insanın kendisine dürüst olması gerekir.

 

Kendini tanımanın bir yolu da, bir olay yaşandıktan sonra insanın toplama çıkarma işlemindeki gibi olayın altını çizip, şimdi ne oldu? "Benim bu olayın gelişmesine olumlu/olumsuz katkım nedir?" şeklinde bir muhasebe yapmak, insanın kendini tanımasına yardımcı olur.

 

İnsanın kendisini tanımasının çok ilginç ve eğlenceli bir yöntemi de, insanın kendisiyle söyleşi yapmasıdır. Bir söyleşide bir taraf durmadan soru sorar; diğeri de cevaplar. Bu yöntemde kendini tanımaya çalışan kişi, ikisini birden yapar. İşte size bazı sorular: Ben kimim? Amacım ne? Benim bu evrendeki görevim nedir? Beni neler üzer? Neler sevindirir? Neler kızdırır? Benim temel değerlerim ne? Yaşamımı sürükleyen şey ne? Benim lokomotifim nedir? Beni çekip götüren, beni heyecanlandıran nedir? Yaşamımda bir mucize olacak olsaydı, bu ne olurdu? Planlama becerilerim nasıl? İletişim becerilerim nasıl? Hobilerim, çalışmadığım zamanları değerlendirmek için geçirdiğim uğraşlarım neler? Nasıl sorun çözüyorum? Zorluklara nasıl tepki veriyorum? Nelerde başarılıyım? Nelerde başarısızım? Zayıf yönlerim ve üstün yönlerim neler? Öldüğüm zaman ne ile hatırlanmak isterim?

 

m.arat@zaman.com.tr
http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=858760

Yorum (yok) Yorum yaz!

Öyleyse ne mutlu kaplumbağalara!

 Yıllık plan, öğretmenlerin bir sene boyu işleyecekleri dersleri; konu, kazanım, araç-gereç ve yöntem bakımından planlayarak hazırladıkları tablolardır.

Plan, bizlere bir hedef gösterir. Bir hedefimiz varsa o hedefi gerçekleştireceğimiz bir planımız da var demektir. Ya da olmalıdır. İşte öğretmenlerinizi görüyorsunuz. Bir yılımız planlayarak derslere başlıyoruz. Bu da yeterli olmuyor, bir haftamızı, derse gireceğimiz günümüzü de planlıyor ve hatta bunları yazılı hale getiriyoruz. Bu planlar bizim yolumuzu gösteriyor. Planlarla yolumuzu buluyoruz. Haritalar da işte bunu için var. Eğer bir hedefimiz varsa, o hedefe bizi ulaştıracak yolu da bulmalı, o yolu da belirlemeliyiz. Yoksa rüzgârda nereye düşeceği belli olmayan bir yaprak gibi oluruz.

Şimdi gözlerinizi kapayın ve 10 yıl sonra olmak istediğiniz kişiyi gözünüzde canlandırın: Bir doktor, bir avukat, bir mühendis, bir öğretmen, bir psikolog, bir bilim adamı, bir aşçı... Açmayın gözlerinizi, kendinizi izlemeye devam edin. Çünkü ne olmak istiyorsanız siz o’sunuz. Bu hiç de zor değil. İmkânsız hiç değil. Sadece yapabilirim deyin. Allah “İnanıyorsanız en üstün sizsiniz” diyor. İnanın! İnanın siz olacaksınız. Ümitsizliğe kapılmayın. Hayallerinizden vazgeçmeyin! Mutsuz ve başarısız insanlar, hayalleri olmayanlar ve hayallerinden vazgeçenlerdir. Olmaz değil, olur deyin. Beceremem demeyin, kim söyledi sana beceremeyeceğini, yalan söylüyor sana söyleyenler, kalbine bak ne diyor sana:  “yapabilirim” evet yapabilirsin.

Hayallerinizden vazgeçmeyin, onları başkalarına kaptırmayın! İşlerinizi planlayın! Yıllarınızı, aylarınızı, haftalarınızı, günlerinizi ve saatlerinizi planlayın. Adım adım, gün be gün sabırla çalışmaya devam edin. Göreceksiniz yarışı siz kazanacaksınız. Sevinin ki, hayatta tavşanlar da var. Yarışı hedefine odaklanmış, hedefine götürecek yolundan vazgeçmeden yürüyenler kazanacak.

Öyleyse ne mutlu kaplumbağalara! 

Yorum (3) Yorum yaz!

Tatil Önerileri

Tatilde Ne Yapmalı?
Uzun bir okul döneminin ardından tatile giriyoruz. Önümüzde yine uzun sayılabilecek bir tatil zamanı var. Kimimiz köyümüze ninemizin dedemizin yanına gideceğiz, kimimiz bir sahilde dinlenmeye çalışacağız, kimimiz planladığımız gezilere çıkacağız. Birkaç aylık bu tatil zamanını güzel değerlendirmek ve okul zamanı geldiğinde öğrenmek için enerji depolamalıyız. Peki tatilde neler yapmalıyız? Bu sorunun cevabı nerede olduğumuza, ne yaptığımıza, ne yapmak istediğimize göre değişebilir elbette. Ama hepinizin az çok yapabileceğinizi düşündüğümüz birkaç önerimiz de olabilir sizlere…

Çevremizi tanıyalım…

Yolda giderken çevremize çok dikkat edelim. Geçtiğimiz yolların kenarlarında, dağ başlarında ilginç manzaralar bizi bekliyor olabilir. Ülkemiz hepimizin bildiği güzelliklerle dolu. Bir de bilmediğimiz, sadece bizim keşfedebileceğimiz güzellikler var. Bir ormanın içinden geçerken durup ağaçların, ormanın sesini dinleyebiliriz. Yolun kıyısından aşağıda uzanan uçsuz bucaksız yeşilliğin muhteşemliğine dalabiliriz. Yol kenarında bir pınardan su içerken ilk defa gördüğümüz bir orman canlısıyla karşılaşabiliriz. Bir ırmağın kenarında mola verip, durmadan akan bu suların nereye gittiğini düşünebiliriz. Bir de bu ilginç görüntülerin fotoğraflarını çekersek arkadaşlarımızla paylaşacağımız ne çok şeyimiz olur...

Bitkilerin isimlerini öğrenelim ve bir gözlem defterine örnekler alarak yazalım!

Eğer köyümüze gitmişsek ya da büyüklerimizin evlerine yaz misafiri olmuşsak bahçelere tarlalara çıkıp bitkilerle uğraşalım. Ve onların isimlerini öğrenelim. Ağaçların ağaçtan başka isimleri var; kimi çamdır, kimi akasya, kimi erik, kimi elma, şeftali, kimi çınar… Çiçeklerin çiçekten başka isimleri vardır; kimi güldür, kimi karanfil, kimi küpeli, kimi menekşe, kasımpatı, keditırmığı… Hatta bahçelerde, tarlalarda özgürce yetişen otların bile bir adı var ottan başka; kimi ısırgandır, kimi ebegümeci, kimi topalan, kimi ayrık, semizotu, kekik, nane… Sadece isimlerini öğrenmekle kalmayıp, bir de çiçeğimiz olursa onu sulayıp bizimle nasıl etkileşim içinde olduğunu gözlemek de bize ilginç deneyimler kazandırabilir.

Salıncak kuralım…

Bulunduğumuz yer müsaitse bir ağacın dalına ipten bir salıncak kurup akraba çocuklarıyla sallanabiliriz. Sırayı belirlerken sayışmayı unutmayalım. İsterseniz şimdiden yaz oyunları için sayışma tekerlemeleri de ezberleyebilirsiniz. İşte size bir tekerleme bizden:

Uzun uzun urgan,
Leblebi sultan.
Koyunum hangi dağda?
Alaca bulaca dağda.
Ne yer ne içer?
Yazın ot kışın saman.

Oyunlarımızı paylaşalım…

Tatilde gittiğimiz yerlerde akrabalarımız arkadaşlarımız vardır. Acaba onlar hangi oyunları oynuyorlar? Bizim okulda ya da sokakta oynadığımız oyunlara benziyor mu? Bu oyunları sormak, öğrenmek, onlarla birlikte oynamak ne güzel olur. Öğrendiğimiz oyunları döndüğümüzde okul arkadaşlarımıza öğretebiliriz. Böylece oyunlar çoğalır, çoğalır… Bu oyunların nasıl oynandığını da defterimize yazarak, arkadaşlarımızla bu bilgiyi paylaşabiliriz.

Masallar dinleyelim

Ninelerimiz, dedelerimiz vardır tatilde yanlarına gittiğimiz. Onlara soralım, eskiden onlar çocukken anne babaları, nineleri dedeleri acaba onlara hangi masalları anlatıyordu? Onlara her gün bir masal anlattırabiliriz. Hem de tatilde yetecek kadar masal biliyorlar mı bakalım? Mutlaka biliyorlardır da belki hatırlayamazlar. Ama biz onlara sorunca bir dahaki tatile kadar eminiz hatırlayacaklardır. O kadar masal yoksa başlarından geçen, masallar kadar eğlenceli olaylar mutlaka vardır. Büyüklerimizle konuşurken kim bilir ne ilginç şeyler çıkacak ortaya…

Kitap okumayı da unutmayalım…

Tatil deyince uzun uykular, geç kalkmalar gelmemeli aklımıza. Tatil yeni şeyler istediğimiz ve hoşumuza giden şeyleri öğrenmek için bir fırsattır da. Bunun için tatile çıkmadan önce mutlaka tatilde okuyacağımız kitapları düşünmeli, onların küçük bir listesini de yapmalıyız. İki kitap, üç kitap, beş kitap… Orası bize kalmış artık. Ne kadar okuyabilirsek… Okul zamanında kazandığımız her gün birazcık kitap okuma alışkanlığımızı tatilde de sürdürmeliyiz. Epeydir okumak istediğimiz; ama derslerimizin yoğunluğundan okuyamadığımız bir kitap yok mu? İşte onları tatilde okuyabiliriz.


Yaz deftere

Tatil boyunca gördüğümüz çiçek, ırmak, hayvan, yer, oyun, masal, kuş... vb. Yanımızda taşıdığımız deftere özenle kaydedebiliriz. Bu bizim bilgimizi çoğaltır.

***

Bas deklanşöre

Fotoğraf makinesi olan arkadaşlarımız defterine bilgisini yazdığı şeyleri görüntüleyebilir. Sonra da çektiği fotoğrafları ilgili sayfalara yapıştırdığında çok güzel bir gezi defteri ortaya çıkar. Hem böylece önümüzdeki haftalarda açıklanacak geleneksel fotoğraf yarışmamız için de hazırlanmış olur.

Arkadaşım, Sayı: 211

NOT: Ayrıca yazın fotoğraf çeken öğrencilerim seneye fotoğraf kulübü çalışmalarımız için iyi bir birikim yapmış olurlar.

 

Fotoğraf kulübü sitemiz: http://dkab.azbuz.com

Yorum (2) Yorum yaz!

Yapamayacağımız Şey Yoktur

Bu videoyu izledikten sonra benim yapamayacağım şey yoktur diyeceksiniz.

Vazgeçmeyelim, hemen yapalım.

Başarı bizim ellerimizde…

Yorum (yok) Yorum yaz!

İlköğretim Veli Kılavuzu

T.C.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

SAYI: B.08.TTK.0.01.01.01 15.02.2008* 0011404

KONU: İlköğretim Veli Kılavuzu

DOSYA

Değişen dünyada bilgiye ulaşma ve bilgiyi yeniden üretme yolları farklılaşmıştır. Değişime ayak uydurmak ancak eğitim ile mümkündür. Eğitimin aracı ve objesi olan bilgiye sahip olmak yeryüzündeki en büyük zenginliktir. Bilgiyi üretme ve onu anlamlı hale getirme ise zenginliğe giden yolun en önemli kilometre taşlarındandır.

Toplumun eğitim ihtiyacının giderilmesi amacıyla oluşturulan temel kurumlardan biri okuldur. Okul, kontrollü bir ortamda çocukta topluma ve kendine yarar sağlayacak davranışlar geliştirmeye çalışır. Ancak okulun çocuğa istenilen davranışları tek başına kazandırması yeterli değildir. Davranışların önemli bir kısmı ailenin katkısı ile oluşur. Aile katılımı, çocuğun okul başarısına etki eden en önemli etmenlerden biridir.

2005 yılında yenilenen öğretim programlarımızın çok önemli bir ayağı ve destekleyici unsuru velilerimizdir. Çocuğun okul başarısı üzerinde okulun fizikî, sosyal ve psikolojik ortamı kadar, ailenin evde sağladığı ortam ve koşulların da önemli etkisi vardır. Ailenin çocuğunu okulda öğrendiklerini tekrar etmeye yönlendirerek pekiştirmesi için yol göstermesi onun başarılı olmasına yardımcı olacaktır. Ailenin okulla işbirliğine girerek çocuğun okulda hangi derste hangi konulan öğrendiği; bu amaçla ne tür etkinlikler gerçekleştirdiği, bunları evde nasıl tamamlaması gerektiği vb. konularda yardımcı olması mümkündür. Bu noktadan bakıldığında velilerimiz eğitimin olmazsa olmaz paydaşıdır.

Modern sosyolojiye göre anne babalık da bir tür sosyal roldür. Bütün rollerde olduğu gibi anne babanın da tüm çabası kendi rolünü imkânları ölçüsünde en iyi şekilde yerine getirmektir. Özellikle geleceğimiz olan çocuklarımızın okul başarılarının sağlanması ve giderek artması yönünde okul dışı ortamda anne baba olarak neler yapabilecekleri, onları akademik olarak nasıl destekleyebilecekleri konusunda arayış içinde olan velilerimizin de olduğu bilinen bir gerçektir.

Yukarıda sıralanan temel gerekçelerden hareketle Bakanlığımızca "Öğrenciyi ve Programı Anlamaya Yardımcı İlköğretim Veli Kılavuzu" hazırlanmıştır. 2008-2009 öğretim yılının başına kadar basımı yapılarak ilköğretim okullarında çocuğu bulunan tüm velilere ücretsiz olarak dağıtılması planlanan kılavuz Başkanlığımızın http://ttkb.meb.gov.tr internet adresinde yayınlanmıştır.

Üç bölümden oluşan kılavuzun birinci bölümünde ilköğretim 1-8. sınıflar düzeyinde Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi, Sosyal Bilgiler ile Fen ve Teknoloji derslerine ait içeriğin ve bazı kazanmaların evde aileler tarafından nasıl pekiştirilebileceğine ilişkin çeşitli öneriler sunulmuştur. Bu öneriler gündelik yaşamda hepimizin yerine getirdiği olağan işler dışında velilerimize fazladan yükümlülükler getirmeyecek niteliktedir. Amaç velilerimizi zorunlu bir yükümlülük altına sokmak, böylelikle okulun temel rol ve sorumluluğunu, yetki paylaşımı yoluyla ailelere devretmek değildir. Amaç, okulun işlevlerinin gerçekleşmesi sırasında evin ve aile ortamının yavaşlatıcı ve ket vurucu bir alan olmak yerine tamamen pekiştirici, örneklendirici ve günlük yaşamla ilişkilendirici bir uygulama alanı haline gelebilmesi için öneriler sunmaktır.

Kılavuzun ikinci bölümünde yenilenen öğretim programlarında sıklıkla geçen ve velilerimizin çocuğuna yardımcı olması sırasında belki de ilk kez karşılaştıkları çeşitli kavram ve terimleri içeren sözlük yer almaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise; gelişim ve değişim içinde olan çocuklarımızın gelişim evrelerine göre davranış ve tutumlarında gösterdikleri değişiklikler karşısında çocuğuna karşı nasıl bir tavır takınması gerektiği konusunda velilerimizi bilgilendirmek amaçlanmıştır. Bu bölümde "sorun" olarak nitelendirilebilecek senaryolar ve bu senaryolara ilişkin çözüm önerilerine yer verilmiştir.

Hazırlanan kılavuzun amacına ulaşması ve öneminin anlaşılabilmesi için iliniz bünyesindeki ilköğretim okullarında görev yapan tüm öğretmen ve yöneticilere aşağıdaki hususların duyurulması önem arz etmektedir:

Kılavuza Başkanlığımız internet adresinden ulaşılarak incelenmesi,

Öğretmenlerin öğrencileri kılavuzun amacı, işlevi ve yayınlandığı internet adresi hakkında bilgilendirmeleri; böylelikle velilerin de haberdar edilmelerinin sağlanması,

Kılavuzda adı geçen ders öğretmenlerince yapılacak zümre toplantılarında, işleyişi kolaylaştırmak ve uygulamada birlik sağlamak amacıyla neler yapılabileceğinin tartışılarak karara bağlanması,

Yapılacak bire bir öğretmen-veli görüşmelerinde, okul ve sınıf veli toplantılarında ya da öğretmen, okul idaresi ve velinin çeşitli amaçlarla bir araya geldiği her tür görüşme ve organizasyonun fırsat kabul edilmesi, velilerin kılavuzun amacı, işlevi, nasıl yararlanılacağı hakkında bilgilendirilmesi,

Kılavuzdaki öneriler ve bu önerilerin ilişkili olduğu konuların/kazanımların okulda işleneceği takvim hakkında öğretmene başvuran velilerin yeterli derecede bilgilendirilmeleri ve bu çabalarının cesaretlendirilmesi gerekmektedir.

Konunun iliniz dâhilindeki ilköğretim okulu müdürlüklerine duyurularak iş ve işleyişin takibi konusunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini rica ederim.

Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı

http://ttkb.meb.gov.tr/yenicalismalar/veli/resmi%20yazı.pdf

Yorum (yok) Yorum yaz!

yeni Orta Öğretime Geçiş Sistemi (slayt)

Yeni Orta Öğretime Geçiş Sistemini bu slaytı izleyerek ayrıntılı bilgi sahibi olabilirsiniz.

Yorum (yok) Yorum yaz!

Yeni Bir Başlangıç Yapalım!

Yeni bir başlangıç için sömestr iyi fırsat!

Öğrenciliğin en sancılı dönemlerinden biridir karne dönemi. Hangi dersin notunun, dönemin sonuna nasıl yansıyacağı merak edilirken, karne alındıktan sonra girilecek tatil bile kimilerimize teselli olmayabilir.

Hele bu süreçte kırık notları takıntı haline getirmek ve umudumuzu yitirmek, kendimize yapacağımız en büyük kötülük belki! Düşük notlarla dolu bir karneye bakıp iç karartmak yerine, sömestr tatilini kendimize çeki düzen vermek için kullanabiliriz. Uzmanlar, sakin olunduğu ve ümitsizliğe düşülmediği takdirde başarılı bir öğrenciliğin hiç de zor olmadığı konusunda hemfikir. Tabii burada öğrenciler kadar okul yönetimine ve ailelere de bazı görevler düşüyor.

Tatiller, bilhassa öğrenciler için çok önemli ve güzel günlerdir. Yoğun geçen bir dönemin ardından gelen uzun bir tatil gezip eğlenmek ve dinlenmek için birebirdir. Ama ya karne! Dönem sonunda karşılaştığımız kötü notlar, bazen iple çektiğimiz bu tatil günlerini zehir edebiliyor. Özellikle, ‘derslerimi nasıl düzelteceğim' endişesi paniğe dönüşürse vay halimize… Ancak bunun sağlıklı bir durum olmadığı açık. Oturup kara kara düşünmek yerine harekete geçmek ve bir an önce sistemli çalışmaya başlamak şüphesiz sorunları çözmenin en makul yolu. Bu konuda da rehber öğretmenlerin uyarıları önemli bir rol oynuyor. Bağcılar Barbaros Lisesi Rehber Öğretmeni Mahmut Temur, yapılması gereken şeyin öncelikle tatil olduğunu vurguluyor. Ancak öğrencilerin bir süre dinlendikten sonra, zayıf olan derslerine yoğunlaşması gerektiğinin de altını çiziyor. Ailelerin bu konuda sabırlı olması gerektiğini hatırlatan Temur, "Öğrenciler için tatil sosyal etkinliklere de bir fırsat olabilir. Eğitim bir süreçtir. Tatil de bu sürece bir ara vermek olarak algılanmamalı. Sömestr gibi uzun aralar da, başarılı ya da başarısız olarak değerlendirilmeden tüm derslerin mutlaka gözden geçirilmesi gerekiyor." diyor. Temur, öğretmenlerin önerdiği tarama testleri ve tatil kitaplarının da gözden geçirilmesinin çok yararlı olacağını kanaatinde.

Ailenin ve öğrencinin gayretinin yanında, rehber öğretmenlere de önemli görevler düşüyor. Uzmanlar, devlet okullarında vazife verilen psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerin sayısının sınırlı olduğunu söylüyor. Demir, "Biz de karne durumu kötü olan her öğrencinin anne ve babasını okula çağırıp, durumu izah edelim isteriz. Ama rehber öğretmenlerde bir eksiklik var. Bunun yanında da bin 500 öğrencimizin 3 bin velisi olduğu düşünülürse okula gelen veli sayısı 60-70. Onlar da durumu iyi olan öğrencilerin velileri birçoğu." diyor.

Ebeveyne de eğitim şart!

Alanya Özel Ufuk Lisesi Rehber Öğretmeni Ali Kayaalp: Okulun ilk açıldığı hafta, okul yönetimi ve psikolojik danışmanlar velilerle bir ortak toplantı yapmalıdır. Gençlerin karakteristik yapıları ve ruh halleri hakkında bilgi alışverişlerinde bulunmak da mutlaka gerekli. Ayrıca, birinci dönem veli toplantısında özellikle zayıfı olan öğrenci velilerine, çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda seminerlerle bilgilendirme yapılmalıdır. Bu işlem aile ve çocuktaki kaygı ve aşırı stresi karneden önce önleyecektir. Böylece karneyi gören veli notların düşük olması karşısında "Bu ne biçim karne, o kadar emek ve masraf yaptık, okula boşa mı gidiyorsun, senin hiç mi kafan basmıyor…" diye çıkışmayacaktır. Örneğin; 6. sınıftan bir öğrencimizin ailesini karneyi vermeden önce çağırdık. Onun dört zayıf notu vardı ve biz bilgilendirmeyi çocukla beraber aileye de yaptık. Karşılıklı çözüm önerilerinde bulunduk ve bulduğumuz çözümü de öğrencimizle birlikte aileye de anlattık. Onlar da sömestrla birlikte bu önerilerimizi uygulamaya başladılar ve öğrencimiz şimdi 7. sınıfta ve takdirlik bir öğrenci oldu. Bu mutlu tablonun ortaya çıkması için yapılması gerekenler çok basit. Paylaşıma dayalı ilişki kurulmalı. Sevinçler ve üzüntüler paylaşılıp şefkatle yaklaşılmalı. Birlikte bir dizi plan ve aktiviteler yapılmalı. En önemlisi unutulmamalı ki, karne, zekânın bir göstergesi değil, dönemlik performansın bir yansımasıdır.

Hiçbir öğrenci başkalarıyla kıyaslanmak istemez!

İstanbul Özel Fatih Lisesi Rehber Öğretmeni Mustafa Topal: Karneler, öğrenciye olduğu kadar anne ve babaya da verilen belgelerdir. Bu nedenle başarı seviyesinin yükseltilmesinde en az öğrenciler kadar anne ve babaya da görev düşüyor. Ama öncelikli yapılması gereken iş, yanlışlığın nerede olduğunun teşhisi. Ancak bir sorunu gidermeye çalışırken ebeveynlerin düştüğü en büyük hata, çocuklarını bir başkasının çocuğuyla kıyaslamak oluyor. Böyle bir mukayese, çocuk tarafından aşağılanma ve güvensizlik olarak anlaşılıyor; bu da ters tepebiliyor. Çocuğunuz başarısız bile olsa, ona kesinlikle sevginizi göstermelisiniz. Bu motivasyonla bir süre sonra toparlanacak ve başarıyı yakalayacaktır. Yeter ki çocuğunuzla aynı dili konuşmaya özen gösterin. Bunun yanı sıra, başarısız olduğu dersleri nasıl düzeltebileceği noktasında birlikte çözüm arayışına girin. Ders çalışması için zorlamayın. Alternatif faaliyet alanları bulun. Oyun, eğlence, dinlenme haklarına saygı gösterin ve buna yönelik planlar yapın. Sinema, tiyatro, şehir gezisi, hayvanat bahçesi, yürüyüş, gibi çocuğunuzun hoşuna gidecek faaliyetleri birlikte gerçekleştirin. Ne de olsa tatil diye vaktini boşa harcayan çocuklarınızın zamanını düzene koyun. Aksi takdirde ikinci dönem başlangıcında okula uyum sağlamakta zorlanacaktır. Televizyonu çok izlemesine, bilgisayarda saatlerce oyun oynamasına ve internette vakit geçirmesine izin vermeyin. Bunlar yerine alternatif şeyler bulun, hoşuna gidebilecek kitaplar hediye edin ve onları okumalarını sağlayın.

http://genclik.zaman.com.tr/?bl=5&hn=1198

Yorum (yok) Yorum yaz!

Ben Küçük Bir Salyangozum...















Hayat Böyledir İşte!
Bana güç veren zaferlerim değil, yaşamdaki yenilgilerimdir.

Aslında en zorda kaldığımız zamanlarda, belki de karsılaştığımız zorluklardan sonraki başarılarımız değil midir bizleri daha başarılı, daha mutlu yapan... Hiçbir zaman yapamam demeyin, yapın! Bir şeyler yapmak için de seyirci kalmayın, çabalayın! (http://cabukyemek.blogcu.com/6647451)

 

Sömestr tatiline gireceğimiz bugün herkese iyi tatiller diliyorum. İkinci dönem için daha hazırlıklı ve başarı için kendine güven dolu başlangıçlar dilerim.

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki Sayfa ::


Bir Hurafe: İbretlik Resimler ve Hz. İsa Görünümlü Ağaç


Duam: Çocuklar Ölmesin!
Tıklayın, duama siz de katılın