Din Ahlak Eğitim Siteleri Eğitim Web Siteleri Dini100.Net İslami Siteler Birliği Bedava100.Net -Kültür ve Sanat Siteleri
İslami Siteler


Din ve Kültür


Kıyıdan Topladıklarım


Ahmet Taner Kışlalı İÖO Fotoğrafçıları




Her hafta işlenen ders konularımızın anlatımı "Bu Haftaki Dersimiz"de!
Tıklayın, okuyun, derse hazırlıklı girin.
Tüm Sınıfların 2. Yazılı Notları e-Okul Sistemi'ne girilmiştir.
Yandaki
Veli Bilgilendirme Sistemi'ne tıklayarak notlarınızı öğrenebilirsiniz.

Bir Öğretmen Olarak Hz. Muhammed (sav)

Tebliğ – Eğitim İlişkisi

 

Kur'ân’a göre Peygamber, sadece “tebliğ” göreviyle yükümlüdür: “Ey Peygamber! Rabbinden sana indirilenleri tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O’nun elçiliğini yapmamış olursun.” Ey Muhammed! “Sana yalnız tebliğ etmek düşer.”  “Peygamberin görevi, sadece tebliğ etmektir.”

 

Kelime olarak tebliğ; ulaştırmak, eriştirmek, haber vermek anlamındadır. Terim olarak anlamı ise, Peygamber’in, Allah’tan aldığı mesajları aynen insanlara ulaştırması’dır. Bu, peygamberlerin vazgeçilmez niteliklerinden biridir. Ulaştırmaya konu olan şey, bir bilgi, bir haber, bir mesaj ise, o zaman öğretme de söz konusu olur. Nitekim, tebliğ kelimesinde bazı sözlükler öğretmek anlamını da vermişlerdir.  Bu kısa bilgiler, “tebliğ”in, öğretimle ilişkisini ortaya koymaktadır.

 

Tebliğ, bir mesajın bir takım ifade kalıplarına dökülerek muhataba rasgele duyurulması şeklinde anlaşılamaz. Bir mesaj, bir bilgi, eğer muhatap tarafından doğru anlaşılmış, doğru kavranmış ise ona ulaşmış demektir. “Doğru anlaşılması”ndan maksat, kaynak kişinin anladığı anlamın aynısını, alıcı kişinin anlamasıdır. İletilmesi düşünülen mesajın anlamı, kaynakla alıcı arasında ortak kılmamışsa, o ulaştırılamamış demektir. Kısacası, kaynak kişi ile alıcı arasında iletişim sağlanmadıkça “tebliğ” gerçekleşmiş olmaz. Şu halde tebliğ, bir iletişimdir, diyebiliriz. Meseleye böyle yaklaşınca tebliğin, bir eğitim-öğretim işi olduğu gerçeğiyle karşılaşırız.

 

Esasen Kur'ân, sadece “tebliğ” etmekle yükümlü bulunduğunu ve bunu mutlaka yapmak mecburiyetinde olduğunu bildirdiği Peygamber’i, “öğretici ve eğitici” olarak nitelendirmekte; O’nun yaptığı işin, bir öğretim ve eğitim faaliyeti olduğunu açıkça ortaya koymaktadır: “Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan, sizi arındıran, size Kitab’ı ve hikmeti öğreten, size bilmediklerinizi öğreten bir Rasul gönderdik.”  “O (Allah), ümmîlerin arasından kendilerine âyetlerini okuyan, onları arıtan, onlara Kitab’ı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir.

 

Bütün bu anlamdaki âyetler, Peygamber’in tebliğ görevinin, tamamen bir eğitim-öğretim görevi olduğunu; “mubelliğ-peygamber”in de, “muallim-peygamber” anlamına geldiğini açıkça ortaya koymaktadırlar. Kaldı ki, Peygamber’in bizzat kendisi de, vurgulu bir ifadeyle, “Ben, ancak ve ancak öğretmen olarak gönderildim” buyurarak bu temel görev ve niteliğini açıkça belirtmektedir. O’nun peygamber olarak gönderiliş amacını ifade eden şu sözü de bu hususu desteklemektedir: “Ben ancak, ahlak güzelliklerini tamamlamak için gönderildim.

 

Kur'ân’da Allah, Peygamber’in aslî görevinin ne olduğunu açık seçik ortaya koyduğu gibi, bu görevini yaparken temel konumuyla bağdaşmayacak tavırlar takınmaması için de O’nu uyarmaktadır: “Biz seni, onlara koruyucu-bekçi olarak göndermedik; sana düşen, sadece tebliğdir.”  “Hatırlat, uyar! Zira sen, sadece hatırlatıp uyaransın; onlara zor kullanacak değilsin.”  “Dinde hiçbir zorlama yoktur.”  Bu durumda Peygamber’in yapacağı iş, eğitim-öğretim faaliyetini en uygun biçimde yürüterek insanlara ulaşmak, onlarla iletişim sağlamaktır.

Prof. Dr. M. Şevki Aydın, Kaynak ve yazının devamı

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!

Bir Hurafe: İbretlik Resimler ve Hz. İsa Görünümlü Ağaç


Duam: Çocuklar Ölmesin!
Tıklayın, duama siz de katılın


annem'e albümü için